Çeşme'de Dış Ünite Yaz Boyunca Hiç Yıkanmıyor
Çeşme'de temmuz ayı yağışı 0 mm; temmuz-ağustos toplamı da 0 mm. Diğer on dört ilçede bu toplam 1,8 ile 6 mm arasında — az ama sıfır değil. Buna sitedeki en yüksek rüzgâr ekleniyor: en sakin ay bile 16 km/s. Yani tuzlu deniz havası kesintisiz taşınıyor ve hiçbir yağmur onu yüzeyden almıyor. Dış ünite kanatçıkları için sitedeki en zor koşul bu.
Neden oluyor
Dış ünitenin ısı atma yüzeyi ince alüminyum kanatçıklardan oluşur. Tuz bu yüzeyde korozyon başlatıyor; kanatçık inceldikçe ısı atma yüzeyi kalıcı olarak azalıyor. Bu, temizlikle geri kazanılamayan bir kayıp — birikmiş tozdan farkı burada.
Başka kıyı ilçelerinde yazın düşen birkaç milimetre yağış kısmi bir yıkama sağlıyor. Çeşme'de temmuz-ağustos toplamı sıfır; yani tuz sezon boyunca yüzeyde birikmeye devam ediyor ve ilk yağmuru ekimde görüyor.
Kıyıya yakın olmak tek başına yetmez; asıl mesele tuzlu havanın ne kadar sürekli taşındığı. Çeşme'de rüzgâr yıl boyu esiyor ve baskın yön kuzey. Bu, denize bakmayan cephelerdeki ünitelerin de etkilendiği anlamına geliyor.
Tuzdan korumak için üniteyi kapalı bir hacme almak yaygın bir refleks. Korozyonu bir miktar azaltırken çok daha büyük bir sorun yaratıyor: cihaz kendi üflediği havayı yeniden emmeye başlıyor ve verimi düşüyor.
Ne yapılıyor
Başka ilçelerde tavsiye olan bu işlem Çeşme'de bakımın parçası. Kanatçıkların sezon sonunda tatlı suyla durulanması, biriken tuzu yüzeyden alan tek yöntem.
Ne doğrudan karşı, ne kapalı bir köşe. Montaj anında yapılan bu tercih bedava; sonradan düzeltmek yeniden montaj demek.
Üstten koruyan ama yanları açık bir düzenek hem güneşi azaltıyor hem hava dolaşımını engellemiyor. Kapalı kutu cihazı boğuyor.
Kanatçık kesiti incelmişse bu geri dönüşü olmayan bir kayıp. Gaz eklemek ya da temizlik yapmak eski verimi geri getirmiyor; durumu olduğu gibi söylüyoruz.